Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, S&P Global tarafından düzenlenen Küresel Gelişmekte Olan Piyasalar Konferansı’na katılarak küresel ve Türkiye ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek, Türkiye’nin jeopolitik risklere karşı tamponlar oluşturduğunu ve güçlü politikaları sürdürdüğünü belirtti.
Şimşek, Türkiye’nin dışa açık ve enerji ithalatına bağımlı bir ekonomi olduğunu vurgulayarak, jeopolitik kırılmaların önemine dikkat çekti. Bu gelişmelere karşı tutarlı ve istikrarlı bir yanıt verildiğini, şoklara karşı tamponlar oluşturulduğunu ve orta vadede coğrafyanın bir avantaja dönüştürüleceğini ifade etti.
Mehmet Şimşek, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ilişkilerde yeni bir dönemi başlattığını söyledi. Bölgenin yeni ve güvenilir enerji ve ticaret rotalarına ihtiyacı olduğunu belirten Şimşek, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Körfez ülkelerini Avrupa ve Çin’e bağlama potansiyelini vurguladı. Bu kapsamda Türkiye’nin Orta Koridor’un bir parçası olduğu ve Körfez’deki enerjinin Avrupa piyasalarına ulaşabileceği belirtildi. Anlaşmanın savunma ve serbest ticaret anlaşmaları için de önemli rol oynayabileceği aktarıldı.
Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 civarında büyümesinin öngörüldüğünü, cari açığın milli gelire oranla beklentilerin üzerinde olabileceğini ancak yönetilebilir seviyede olduğunu söyledi. Bütçe performansının güçlü olduğunu ve Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını kanıtladığını ifade etti. Yüksek enerji fiyatlarının zorluk oluşturduğunu ancak programın yönünü değiştirmeyeceğini belirtti. Uygulanan programın şokları absorbe edecek şekilde tasarlandığı ve küresel sorunlardan bağışık olunmadığı ancak program sayesinde dayanıklılığın kanıtlandığı kaydedildi.
Gelecek 12-18 aylık dönemde enflasyonu etkileyecek başlıca faktörlerden birinin zayıflayan talep olduğunu belirten Şimşek, firmaların fiyatlama gücünün azaldığını söyledi. Maliyet baskısına rağmen temel mal enflasyonunun yüzde 16’nın altında olduğunu aktardı. Savaş olmasaydı enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olacağını ve bu yılın yüzde 20’lerin başında kapatılabileceğini hesapladıklarını belirtti. Petrol ve emtia fiyatlarının gerilemesinin dezenflasyonu destekleyeceği ifade edildi.
Hizmet enflasyonunda atalet ve katılıkla mücadelede mesafe kaydedildiğini, kira ve eğitim enflasyonunda ilerleme olduğunu ancak ulaştırmada savaş kaynaklı bir istisna yaşandığını belirtti. Seçim sürecine ilişkin spekülasyonların temelsiz olduğunu ve ekonomik programda bir yön değişikliği olmayacağını vurguladı. Hayat pahalılığıyla mücadelenin seçim başarısı için kilit önemde olduğunu ve enflasyonun düşürülmesinin gelir dağılımını iyileştirmenin anahtarı olduğunu söyledi. Popülist sapmalara yer olmayacağını ekledi.
Seçim öncesi dönemde sosyal konut arzının artırılması, aktif iş gücü piyasası politikaları, KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve gelir dağılımını iyileştirecek politikalara odaklanılacağını ifade etti. Bu politikaların tamamının 2027 bütçesinde öngörüldüğünü ve kapsamlı bir seçim ekonomisi anlamına gelmediğini belirtti.
Bakan Şimşek, fon piyasalarındaki gelişmelere değinerek, sorunlu portföy yönetim şirketleri ve fonların karantinaya alındığını ve tasfiye süreçlerinin başladığını bildirdi. Amaçlarının bulaşıcılığın sistemin geri kalanına yayılmasını durdurmak olduğunu ve bunda büyük ölçüde başarılı olduklarını düşündüklerini söyledi. Sınırlı bir etki olduğunu ancak sistematik bir problemden bahsetmediklerini kaydetti. Sermaye piyasalarını derinleştirmeye devam edeceklerini ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]