Ankara’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi tamamlandı. Zirvenin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinin ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin bir soruya Rutte, konunun öncelikli olarak ABD ile Türkiye arasındaki ikili bir mesele olduğunu belirtti. İki ülkenin bu konudaki çalışmaları sürdürdüğünü ve bu nedenle yorum yapmaktan kaçındığını ifade etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı’na dair bir soru üzerine Rutte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in niyetlerini yorumlamaktan vazgeçtiğini ancak Rusya’nın zor durumda olduğunu gözlemlediğini söyledi. Rutte, savaşta Ukrayna’ya destek vermeye devam etmenin son derece önemli ve geçerli bir adım olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin savaşı sonlandırmak için çalıştığını ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşmeler yaptığını belirtti. Rutte, bu konuda elini taşın altına koymaktan çekinmeyeceğini ancak Putin’in niyetleri hakkında yorum yapmaktan kaçındığını dile getirdi.
Rutte, Arktik bölgesinin savunmasının büyük riskler taşıdığını ve Rusya ile Çin’in bölgedeki endişelerinin arttığını belirtti. Arktik’e sınırı olan yedi ülkenin, Kanada ve Avrupa Birliği’ndeki müttefiklerle birlikte ittifaka destek vermeye çalıştığını ifade etti. Ancak ABD, Danimarka ve Grönland arasındaki üçlü müzakereler sonucunda net bir taahhütte bulunamayacağını söyledi. Grönland’ın Danimarka Krallığı içindeki anayasal konumunu değiştirmesi kararının da bu süreci etkileyeceğini, ancak kendisinin bu müzakerelerde taraf olmadığını belirtti.
Rutte, gelecek yılki NATO Zirvesi’nin Arnavutluk’ta düzenleneceğini duyurdu. Bu kararın Lahey’de alındığını ve zirvenin bu yıl Ankara’da, gelecek yıl ise Arnavutluk’ta yapılması yönünde bir karar olduğunu hatırlattı. Zirvenin tam tarihi henüz belirlenmemiş olsa da, bir sonraki zirvenin ev sahibinin Arnavutluk olacağı teyit edildi.
İran-ABD arasındaki gerilime ilişkin bir soru üzerine Rutte, bunun NATO’dan çok Avrupa’daki müttefikleri ilgilendiren bir konu olduğunu belirtti. ABD’nin, müttefiklerine, yani Avrupa’ya yatırım yaptığını, bunun nedeninin ise sadece İran değil, Rusya’dan gelen nükleer tehditlere karşı korunma ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu nedenle ABD’nin üsleri kullanmak istediğini ve yapılan anlaşmaların bu çerçevede gerçekleştiğini ifade etti.
Rutte, NATO’nun İran konusunda pozisyonunun net olduğunu vurguladı. İran’ın nükleer kapasiteye ve balistik füze kabiliyetine sahip olmaması gerektiğini belirtti. Ancak bu durumun NATO’nun etki alanının dışında olduğunu, ABD’nin NATO müttefiki ülkelerle yaptığı ikili anlaşmalar çerçevesinde hareket ettiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın açık olması ve İran’ın nükleer kabiliyetinin olmaması gerektiği yönündeki net pozisyonlarını yineledi.
Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarına daha fazla katkı sağlaması gerektiği yönündeki ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına değinen Rutte, Avrupa’nın 600 milyon nüfusu ve dünyanın en zengin bölgelerinden biri olması nedeniyle bu katkıyı sağlamasının adil olduğunu kabul etti. Trump’ın İran konusundaki hayal kırıklığının, ABD’nin Avrupa ülkeleriyle yaptığı ikili anlaşmalardan kaynaklanan sorunlardan beslendiğini sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]